Türkiye'nin en kapsamlı Türkçe glokom sitesine hoşgeldiniz...  



 
İsim:
E-Posta:
Mesaj:
 

Glokom ve Refraktif Cerrahi

 

Göz içi basınç (GİB) ölçümünde en sık kullanılan yöntem, Imbert-Fick prensibine göre geliştirilmiş olan, Goldmann aplanasyon tonometresidir (GAT). Yapılan çeşitli çalışmalar GAT ile GİB ölçümünün kornea kalınlığından etkilendiğini göstermiştir. Kornea üzerine yapılan farklı refraktif cerrahiler kornea kalınlığında değişikliklere sebep olduğu için bu değişikliklerin GİB ölçümlerine etkileri de pek çok yazar tarafından araştırılmıştır. Çeşitli yayınlar miyopi veya hipermetropi için yapılan PRK veya LASIK sonrasında GİB ölçümlerinin düştüğünü göstermiştir. PRK sonrasındaki GİB ölçümündeki azalmanın Bowman tabakasının hasara uğramasına bağlı olarak korneal direncin azalmasına bağlı olduğunu belirtilmektedir. Ancak, özellikle LASIK sonrasındaki düşük GİB ölçümü merkezi kornea kalınlığındaki azalmaya bağlıdır ve azalan kornea kalınlığı ile suni düşük GİB ölçümleri arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Bazı araştırmacılar GİB ölçümünde suni azalmanın ortaya çıkması içim kornea kalınlığının kritik bir miktarının azalması gerektiğini belirtmektedirler.

GİB ölçümünde kullanılabilecek bir diğer yöntem pnömotonometredir. Araştırmalar GAT kadar olmasa da bu yöntemle de GİB ölçümlerinin refraktif cerrahilerden sonra azaldığını göstermiştir. Öte yandan Mackay-Marg prensibi ile çalışılan TonoPen de refraktif cerrahilerden sonra etkilenmektedir ancak bu etkilenmenin GAT’den daha düşük olduğu belirtilmiştir.

Dinamik kontur tonometre kornea özelliklerinden etkilenmeden GİB ölçümü sağlayan bir yöntem olup, yapılan bir çalışma da LASIK sonrası GAT tonometresi ile GİB ölçümlerinde ortalama 3 mm Hg azalma olurken, dinamik kontür tonometrede böyle bir azalma izlenmemiştir.

Çeşitli araştırıcılar, refraktif cerrahi geçirmiş hastaların GİB ölçümlerinin düzeltilmesi içim çeşitli formüller önermişlerdir. Bunlardan bazıları; her 1 D’lik miyopik düzeltme için GİB ölçümü sırasında 0.5 mm Hg eklenmesi, merkezi kornea kalınlığındaki her 37.9 µm lik azalma için 1.0 mm Hg eklenmesi ve her 100 µm lik kalınlık azalması için 4.8 mm Hg eklenmesi şeklindedir.

Merkezi kornea kalınlığın GİB ölçümü üzerine etkisi çok iyi bilinse de kornea eğimdeki değişikliğin olası etkileri tartışmalıdır. Bazı yayınlar anlamlı bir ilişkini olmadığını belirtseler de, bazı yayınlar zayıf bir ilişkinin olduğunu ve düz kornealarda GİB ölçümlerinin daha düşük olduğunu belirtmişlerdir.

Refraktif cerrahi ihtiyacı duyan hastaların büyük kısmını oluşturan miyopların glokom sıklığı genel populasyona göre 2-3 kat daha fazladır. Yapılan bir çalışmada refraktif cerrahi için başvuran hastalar arasında olguların yaklaşık % 1’nin glokom sebebi ile operasyona alınmadıkları bildirilmiştir.

LASIK sırasında, kornea-skleral bölgeye halka şeklinde bir vakum uygulanmaktadır. Bu sırada uygulanan çekim kuvveti ile GİB’ı 90 mm Hg’nın üzerine çıkarılmaktadır. Bu yüksek GİB’nın retinal dolaşımı etkilediği bilinmektedir. Farklı yazarlar LASIK sonrası bu artan GİB’ına bağlı olarak çeşitli optik sinir ve retina damar patolojileri bildirmişlerdir. Bu sebeplerden dolayı glokomatöz optik nöropatisi bulunan olgularda vakuma bağlı riskleri azaltmak bakımından PRK daha uygun bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Benzer şekilde mikrokeratoma bağlı hasar ihtimali sebebiyle filtran cerrahi geçirmiş hastalarda PRK refraktif cerrahi seçeneği olarak daha uygun görünmektedir. Ancak işlem sırasında profilaktik mitomisin kullanılması planlanıyorsa, cerrah daha dikkatli olmalıdır.

Steroidler refraktrif cerrahi sonrasında sıklıkla kullanılan ajanlar olup, özellikle postoperatif haze azaltmak için kullanılmaktadırlar. Topikal sterodilerin, özellikle glokom hastalarındaki riskleri çok iyi belgelenmiştir. Çeşitli yazarlar, glokom hastalarında farklı refraktif cerrahi yöntemlerden sonra kullanılan steroidlere bağlı glokomda progresyonu dokümente etmişlerdir.

Glokom tanı ve takibinde son yıllarda optik sinir başı ve peripapiller sinir lifi tabakasının görüntü analizi farklı yöntemler kullanılarak gittikçe popülerleşmektedir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar LASIK sonrasında HRT, veya OCT ölçümlerinin değişmediğini göstermiştir. Ancak multifokal GİL’lerinin bu görüntüleme yöntemlerinde değişikliklere sebep oldukları bilinmektedir ve glokomu olan hastalarda katarak operasyonu sonrasında bu lenslerden takılan hastaların belirtilen görüntüleme yöntemleri ile takiplerinde sıkıntı olabileceği bilinmelidir.

Bugüne kadarki bilgilerimiz glokom hastalarının kullandıkları anti-glokomatöz ajanlarda refraktif cerrahi sonrasında özel bir değişiklik gerektirmediği şeklindedir. Ancak bu hastalarda azalan kornea kalınlığına bağlı olarak GİB ölçümlerinin suni düşük olabileceği ve kullanılan steroidlerin potansiyel riskleri klinisyenlerin mutlaka dikkat etmeleri gereken önemli noktalardır.


Menüye Dön


   powered by: minduce |  
pendik evden eve nakliyat replika saat maltepe evden eve nakliyat eşya depolama ofis taşıma şehirlerarası nakliyat